Bahçeli Kırşehir’den Seslendi: Nefesimiz Ensenizde Olacaktır

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin 8 Şubat 2015 tarihinde “Nefesimiz Ensenizde Olacaktır” temalı Kırşehir Açık Hava Toplantısında yapmış oldukları konuşmadan kesitler:

Aziz Dava Arkadaşlarım,

Hamd olsun, Kırşehir’in özü sağlam, sözü doğru, özgüveni kaya gibidir.

Kırşehir’in geçmişi temiz, geleceği aydınlıktır.

Bu topraklarda birlikte yaşamanın hamuru yoğrulmuştur.

Bu topraklarda kardeşliğin harcı karılmıştır.

Ahi Evran’ın manevi mesajları, ihlas ve iffetle çerçevelenmiş muazzam mirasları Kırşehir’in önünü açmış, haklı gururu olmuştur.

13.Yüzyılda Horasan’dan Anadolu’ya göç eden, Kırşehir ve çevresine Türklük şuurunu aşılayan Baba İlyas’ın emanetleri hala ruhumuzun hisarlarında bayrak gibi asılıdır.

Dedim ya, Kırşehir dualıdır ve hikmet ateşiyle yanmaktadır.

Türk milletine alın teriyle geçinmeyi, onurlu ve minnetsiz yaşamayı öğreten, gösteren Ahilik; Kırşehir’in vicdanına, Kırşehir’in vizyonuna yön vermiştir.

Ahi Evran ve ona gönül veren fedakâr ecdadımız Anadolu’nun istilasına direnmiş, vatanımızın selametine hizmet etmiştir.

Türk-İslam ülküsünün sevdalıları asırların zorluklarına, zamanın külfetlerine sabırla direnmiş, metanetle mukabele etmişlerdir.

O devirlerde, sanat, ticaret, mesleğin çatı kuruluşu olan Ahilik Anadolu’nun bağrında gül goncası gibi açarak bu toprakların manevi şemsiyesi haline gelmiştir.

Elin, sofranın, kapının açık olmasını bizler Ahilikten öğrendik.

Gözün, dilin, belin bağlı tutulmasını bizler Ahilikte gördük.

Kırşehir işte böyle bir mazinin kaynağı, böyle bir övüncün sancağıdır.

Bu kaynak kurumayacak, bu sancak Allah’ın izniyle düşmeyecektir.

Fakat Türk milletinin kazanımlarını, geçmişin hatıralarını hiçe sayan bir iktidar Türkiye’yi hızla çöküşe götürmektedir.

Nitekim vatan nefes almakta zorlanmaktadır.

Demokrasi yoğun bakımda, yoğun taarruz altındadır.

Ay yıldızlı al bayrağımız solgun, üzgün ve yorgundur.

Türkiye çok kötü yönetilmektedir.

Kırşehirli kardeşim geleceğinden ümitsizdir.

Hiç kimse hayatından memnun değildir.

Ahi Evran’ın anıları yok sayılmakta; sözleri, öğütleri, tavsiyeleri terk edilmektedir.

Devlet geleneğimiz, binlerce yıllık teamül ve tercihlerimiz nefsine yenik düşmüş, hırslarına teslim olmuş bir şahsiyet tarafından heba ve israf edilmektedir.

Bir defa buna dur demek, buna engel olmak hepimizin boynunun borcudur.

10 Ağustos 2014 tarihinde Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan istikrarsızlığın sembolü, kavga ve gerilimin simgesi mertebesine çıkarak ne huzur bırakmış, ne de esenlik koymuştur.

Yaklaşık 5,5 ay önce yemin ederek resmen Cumhurbaşkanı olan Erdoğan, bu kısa zamanda anayasal sınırlarını sayısız kere aşmış, yetki ve sorumluluklarını defalarca kötüye kullanmıştır.

Erdoğan Anayasa’yı ihlal etmiştir.

Erdoğan yeminlerini bozmuş, yeminlerini çiğnemiştir.

Şeref ve namusla arasına kalın duvarlar dikmiştir.

Tarafsız olması gerekirken, açıktan açığa 7 Haziran’da yapılacak Milletvekilliği Genel Seçimleri için AKP’ye oy istemiştir.

30 Ocak’ta Kırşehir’e gelerek, toplu açılış kisvesi altında, siz muhterem vatandaşlarıma AKP’nin fiili eşbaşkanı gibi konuşmuştur.

Durmamış, duraksamamış, bu sorumsuz ve ahlaksız tavrına en son Bursa’da da devam etmiştir.

Biz daha önce Erdoğan nerede miting yaparsa orada olacağımızı, aynısıyla cevap vereceğimizi ve karşı duracağımızı söylemiştik.

Meydanın boş olmadığını kararlılıkla vurgulamıştık.

Erdoğan’ın kanunsuz, hukuksuz ve despot uygulamalarını yanına bırakmayacağımızı, Türkiye’nin iflasına sessiz kalmayacağımızı ilan etmiştik.

Bu itibarla, madem Erdoğan buraya kadar gelip AKP lehine kule nöbetçiliğini, ileri karakol vazifesini Cumhurbaşkanlığı makamına yakıştırmıştır, o zaman bize düşen de buna cevap vermektir.

Erdoğan nerede olursa olsun, siyasi propagandaya nerede tevessül ederse etsin nefesimiz ensesindedir.

Nefesimiz zalimlerin ensesinde olacaktır.

Nefesimiz hainlerin ensesinde olacaktır.

Nefesimiz müzakerecilerin, müptezellerin ensesinde olacaktır.

Nefesimiz Türk, Türkiye ve Türk milleti düşmanlarının her an, her zaman, her daim enselerinden ayrılmayacaktır.

Çünkü bizim nefesimiz Türk tarihi, Türk kültürü, Türk dilidir.

Bizim nefesimiz Anadolu’yu vatan yapan kahramanların şuurudur.

Erdoğan ve havarileri Türkiye’nin boğazına çöreklenmiştir.

Erdoğan ve yandaşları aziz milletimizin ve Kırşehir’in nefes borusunu kesmek için mücadele vermektedir.

Buna izin veremeyiz, buna göz yumamayız, bunu normal göremeyiz.

Soruyorum sizlere;

√   Erdoğan ‘PKK’yla anlaştı, İmralı canisinden vize aldı’ diye başkanlık sistemine sıcak bakacak mısınız? (Hayır)

√   Ne olmuş, ABD’de var, Türkiye’de de olsun diyecek misiniz? (Hayır)

√  Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan adamın partizanlık yapmasına, siyasi taraf tutmasına hoşgörü gösterecek misiniz? (Hayır)

Hayırsa, bu Erdoğan neden bahsetmekte, neyin peşinden koşmaktadır?

Kırşehir’in azmi bu kadar kat’i ve kesinse, Erdoğan kime neyi kabullendirecektir?

Tek adam olacağım diyorsa, Kırşehir bu oyuna gelmeyecektir.

Kral, emir, şah, tiran, diktatör olacağım hevesinde ise, buna Türk milleti müsaade etmeyecek, onay vermeyecektir.

Yeni Türkiye parolasıyla milli bekayı, milli varlığı, milli kimliği parçalamak isteyenler hayallerinde boğulacak, bozgunculuğun çamurunda soluk alamayacaklardır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.